en son yirmi dört saat önce ikisi kaşarlı biri patatesli olmak üzere üç tane poğaça yedim. çay da içtim yalan yok! şu anda kendimi hiç aç hissetmiyorum. normalde benim karnıma ağrılar girmesi, içtiğim sigaradan nefret etmem, çok kısa da olsa intiharı düşünmem gerekirdi. ama hiçbiri yok. korkuyorum…
lalaaaa laaaalaa!
Etiketler: biyolojik insan oldum, diyetsiz kilo verme yöntemi, karın ağrısına kesin çözüm, karnın ağrımasının nedenleri, kendini aç hissedenler, korkunun nedenleri, poğaa tarifi, sağlıklı beslenmenin önemi, sırdışı kilo verme yöntemi
22 Şub 10
Kategori:
Böyle Buyurdu Zerdüşt |
Yorumsuz »
şimdi biz sünnet olduk ya…ben de oldum çünkü sünnet küçükken…vidyooom da var benim sünnet olurken…hep düşünüyorum, bulamıyorumm benim pipime sünnet ederlerken ne yaptıklarınıı…oturup vidyomuu izliyorum defalarca…sarıyaa boyuyolar pipimi, ip bağlıyolarr…hatta kesen adam maşallah kavak gibi diyoo.ben böyle küçücüğümmm ne kavak gibi olacak halbusemmm.hala kavak gibi değil o zaman nasıl kavak gibi olsuuun.kandırıyo işte küçççücükkk çocuğuu.neyse onuu boşver de şimdi sünnet ederken pipinin derisini mi yüzmüş oluyooolar onu merak ediyorum hep…yani o zaman pipi, pipi de ne garip kelimeymişşş: pipppiii, neyse o zaman pipi boydan boyaa sünnet edilirse her tarafı o sünnet edilmiş taraf gibi mi olacakk…olsun vallaha ben yaptırırım olacaksa…
sigaraylaa nasıl yangın çıkıyo hiç anlamıyorum…çünkü ben sigarayla hiç bi şey yakamadım daha…hep deniyorum…kağıt, pamuk, mendilll…hiç yanmıoo.yanıyo da aslında, şey gibii, böylee alevler çıkmıyooo…yavaş yavaşşş kağıt bitioo.sigara da bitioo.üzülüyoruumm.yeniden yeniden deniyorum, olmuyo.o zaman diyorum hep nasıl bi sigarayla koca ormanlar yanıyoo.bi sigaraylaaa yani…bence yanmıyoo, herkes sigarayı bıraksın diye yalan söylüyolar.öyle düşünüyorum…
sağlıkk karnesiii bi elindee, diğer eliyle annesinin elini tutuyoo.şu köşedeki sağlık ocağına gidecekler…öksürüyo, ateşi var…okula gitmemiş o gün…belki aklına bugünki beden dersi geliyo…maç yapacaktım ne güzel diyo…sınıfın en iyi top oynayanı da o…ama hasta, bi elinde sağlık karnesi…doktor bakacak ona…ciğerlerini üşütmüş, hep öksürüyoo.sonraa ilaç yazdıracaklar gitcekler… karşıdaki eczaneden alacaklar…çok aklıma geliyor…
biz bi de ilkokulda kızlara artizzzzzzzssstlik olsun diye duvarlardan atlardık…böyle bi duvar vardı, yüksekti de…tenefüste giderdik okulunnn arkasınaa.işte o duvar ordaydı..kızlar izlerdi, biz de duvara tırmanıp atlardık.vallaha yüksekti o duvar…hep acırdı ayaklarımız…kızlar da biz atladıkça alkışlardı…niye atlıyonnuz deli misiniz diyenn bi kız da çıkmadı hiç…çıksaydıı ben evlenirdim o kızla.vallahi evlenirdim…ama demedii hiç…hep acıdı ayaklarım…
bence güvercinlerr bizle dalga geçiyooolar.ağaçlardannn kafamıza kafamıza s.çıppp, birbirlerine ”ahaa ne s.çtım kerizin kafasınaaa” diyooolar.bencee bunu yapıyolar.öyle pis hayvanlar çünkü…
sen hiç rüya anlatırkennn ‘’sonra bişey bişey oldu” yu kullanmayanını gördün mü…gördüysen bana da göster…sarılıyım sımsıkııı!
hee benn kitap tanıtıyoom ya burda.aslında tanıtmıyoom da, sene sonundaa kaç tane kitap okumuşum diye bakacam ya onaa,,, sonra vayy bee ne kadar çok kitap okumuşum dicem ya…onun için yazıyorum çünkü onları ben..işte onu bu aralar yazmıyorum amaa ben üçç tanee daha kitap okudum…azil.felsefenin başlangıç ilkeleri.germinal(2. okuyuşumuz lannn ne artizlllk yapıon) tanıtcam onları da…bi de favori türk yazarım değiştii…onu da söylicem.sonra ama…
kendimi uyurken seyretmek istiyorum…en çok istediğim budur belki…çünkü eğer ben de ağzım açık uyuosam intihar edecem…allahıım inşallah uyumuyorumdur…bence ağzı açık uyuyan insan, bi de ağzı açık uyuduğunu biliyooosa kesinlikle uyumamalı…çünkü o uyuyunca ağzı böylee apaaaçıkkk, iğrenç oluyooo.ağzınaa işeyesim geliyo gördükçee…
telefon sapığına küfür etmeekk gibi insanııı aşırı mutlu edenn başka bi şey yok bence şu dünyada…çünkü ben de etttimm… o da bana etti ama ben hiç alınmadım…hepp böyle ağız dolusu küfürler söyledim…benim annem dee telefon sapıklarına çok pisss küfür ederdi..çok pis hem dee.korkardım çocukken annemden…
bence ben öleceğim yaşa gelene kadar ölümsüzlüğü bulacaklar…bana öyle geliyo…
bi kereesindee, lisedeykenn, hiç paramız yokkk, yani var da çok az var…iki kişiyiiz.zaman geçirmemiz gerekiyooo.o az para ikimizin sadece birer lezzooo içmesine yetecek kadar az…söyledik lezzolarımızı…o lezzo bana o kadaaar tatlııı geldi ki, hala tadı en güzell şey ne diye sorsanız aklıma hemen o lezzo gelir…çünkü ikincisini içecekkk paramız yoktu…hatta benn 10 tane o lezzo dan içmek için tanesi 75 ykr den 750 tl gerektiğini hesaplamıştım….o kadar imkansız geliyodu bi ikincisini içmek…heytt bee hiç aklımdan çıkmıyor.
ŞOktay KILIÇ yazdı…
Etiketler: azil kitap özeti, felsefenin başlangıç ilkeleri özet, germinal kitap özeti, güvercin sıçtı, hakan günday kimdir, hakan günday kitapları, hasta ateşi var, ilkokul muhabbetleri, kilo verme formülleri, komik rüya tabirleri, lezzo oralet, ölümsüzlük formülleri, paris işçi üniversitesi hakkında, pipi derisi, politzer kimdir, rüya anlatımları, sağlık karnesi, sigaranın faydaları, sigarayla orman yangını, sünnetin faydaları, telefon sapığı, telefon sapıkları
07 May 09
Kategori:
Böyle Buyurdu Zerdüşt |
Yorumsuz »
benim aklıma şu yaşıma kadar banyoya işemek gelmemişti…yani benim çok çişim olsa bile banyoya işemez tutardım hep…sonra bi gün ben durup dururken, çok çişim bile yokken banyoya işedim.sonra karşıma çıkan 4 kişiye sordum 4 ü de banyoya işiyolarmış her zaman…yani bunda bişey yokmuş, su alıp götürürmüş…ama ben bunu hep çok ayıp, hep insanlıkdışı olarak düşünmüştüm.şu yaşıma kadar…yani 19 senem banyoya işemeden beyhude geçti benim…ne kadar aptalmışım…oysaki ne güzel bi his banyoya işemek…böyle işemek için hiç bi çaba sarfetmemek, fermuarı açmamak, donu indirmemek, öyleceee uzaklara dalarak işemek… ne güzel…
çatıda çim çıkmış…allahım gerçekten yemyeşil olmuş çatı…o zaman bu çatıya ağaç da dikilebilir…evet niye dikilemeyesin…
msn de birine bi heyecanla, yüzünde gülücüklerle iki saat bi şey yaz…sonra ağzın açık bekle cevap gelsin diye…sonra bi bak ki tüm yazdıkların sana geri gelmiş…durşkkk! netten düşmüssüüüün…haklısın küfür etmekte tabi…
benim; kulağında kulaklık, mp3 ü son seste uyuyan insana büyük bi saygım var…
saatler ileri veya geri alındığında oturup hep daha mı çok uyuyacaz daha mı az uyuyacaz diye hesaplamaya çalışırdık kardeşimlee…hiç de hesaplayamazdık…önce ben daha çok uyucaz derdim o daha az uyucaz derdi…sonra ben yok yok daha az uyucam derdim o da yok yok daha çok uyucaz derdi…öyle sürüp giderdi bu… böyle de bi kavgamız vardı bizim…
bak çok eskilerden bi şey geldi aklıma şimdi…bizim lisede kökü ptt nin bahçesinde olan ama dalları bizim okula uzanan bi çağla ağacı vardı…biz ona dalıyoduk hep…yine bu dalmalardan birinde hoca bizi yakaladıydıydıydıı.tek sıraya geçirdiydiydii…sıra bana gelince elimdeki çağlaları hocaya uzattımm…böyle yapmakla dayaktan kurtulacağımı sanmıştım…ama olmamıştı…ama niye olmamıştı hala anlıyamıyorum…o ne kadar safca, ne kadar çocuksu, ne kadar şirince bi davranıştı oysaki…
ben orkestra şefi olacam.elimi umarsızca sallıcamm boşlukta…bi umarsızca sallamama muhtaç olacak çalgıcılar…
içimde size söyleyemiyeceğim bi yolla yaşattığım canlılara bir yenisini daha kattım.nüfusumuz 5 e yükseldi.bu 5 inci şu kısa zamanda en çok sevdiğim oldu.bir sürü özelliği var…diğerlerinin hepsi onu çok kıskanıyoo…
uyurken esneyen bi insan gördüm ben.hem de onun arkadaşıyım ben.o beni çok sevmiyo ama olsun ben artık onun peşinden ayrılmam.çünkü o uyurken esnedi.gerçekten esnedi.belki ben de uyurken esneyen birini gören tek insan oldum böylece.biliyodum seçilmiş insan oldumu.valla biliyodum.
yurtta en çok kim uyucak yarışması yaptık…öküzün biri tam 17 saat uyudu…ben 2 saati numara olmak üzere 14 saatle 3. olma şerefine eriştim…
haftaya kim daha uzun süre s.çmadan dayanabilecek yarışması yapacaz…bu konuda ben çok iddialıyım.bi hafta sıçmasam aklıma gelmez…
s.çma olayına girmişken ben hergün düzenli olarak aynı saatlerde sıçan adamdan da fazlasıyla çekinirim.çünkü o; kafayı yemişş…sıçmasını bile düzene sokmuşş…
zayıf kedi bi zıpladı duvara çıktı…şişko kedi zıplayamadı o duvara…arkasından baktı öylece zayıf kedinin…öyle bi miyav dediiki arkasından…ince ince hüzün bastı içimi…o duvara zıplayamadı…başaramadı çünkü…
yok alpay erdemmi bana özeneceeediii…ama şöyle bak ben sana o olayı da anlatıyım…dürüstce anlatıyım hem de…çoğu zaman dürüstçe anlatmam ben çünkü…şimdi ben aziz nesin’e özenmekten gurur duyarımm..özenirim de özenebildiğim kadarıyla…ama yemin ederim sana alpay erdem de aziz nesin e özeniyo ve çıkıp da bunu söyleyemio…tırsıyo, yüksünüyo ben aziz nesin e özeniyom demeye…yani aramızdaki benzerliğin nedenini aziz nesin okumadan anlayamazsın hacı…önce sen aziz nesin oku sonra gel konusalım…tüm serisini ben sana yollayacam, yeterki okucam de…he hacı…
ŞOktay KILIÇ yazdı
Etiketler: alpay erdem, aziz nesin, bafile kediler, banyoya işemek, çatı fiyatları, çimento fiyatları, çok iddialıyım, google da kaçıncı sıradasın, kediler mart ayı, küflü poğaça, mp3 fiyatları, mp3 kulaklıkları, msnden düşmek, o hikayedeki mal benim, öküzün bir, orkestra şefi, sıçmaa, sıçmak, şişko kedi, tespitoloji, uyurken esneme, Yurtlar, zayıf kedi
14 Mar 09
Kategori:
Böyle Buyurdu Zerdüşt |
Yorumsuz »
aveya gece üçte msj attı bana…ben böylesi hizmeti bi türkselde bi vodafonda göremedim…hizmet bu işte, kalite, farklılık bu…devam aveyyyaaa.
sporcu kağıdııı da oynardıkkk biz…hiç anlamazdım küçükken, büyüdüm yine anlamıyorum.böyle sporcu kağıdı olayında da zenginlerle fakirler vardı…mesela 100 kağıdı olan zengin, 1 kağıdı olan fakirdi.ama hep zengin, fakirle ”1 kağıdına çarpıştırmaca” oynamaya ölümüne çekinirdi…hep fakirin o 1 kağıtla elindeki kağıtların hepsini üteceğinden korkardıı, oynamazdı, mızırdı, imkanı yoktuuuu yani…fakir de içten içe hep bunu düşünüür, o azimle, o hayalle kendisine ”1 kağıdına çarpıştırmaca” oynayacak zengin arardı.tanrımm hep arardııı…
bak bunu anlatması çok zor.etek giyiyosunuz ya siz…o eteğin altına da uzun bi çorap giyosunuz ya mesela, bazen de giymiyosunuz biliyorum ama ben giydiğiniz zamanlardan bahsediyorum…beyaz oluyo ya o çorap…işte o uzunn ve beyaz çorabın üstüne sakınnn direk ayakkabı giymeyin.noluuur giymeyin…o uzun ve beyaz çorabın üzerine bi de kısa çorap geçirigeçiriverinnn.ne olur yani…
bi insan karda yürüyoosa izi kalırr...kesinlikle kalırr, yeminlennn kalır…atamızdır deyip sözüne itibar ettikçe sen ne söz söyliceğiiini şaşırdın.mecaz anlamında kendine göre bi sınırı var, yani o da öyle ne dersen de bendensin demez…mesela ayağını yorganına göre uzat dersin eyvallah da bi, iyilik yap denize at demezsin…acaba bokunu çıkarıyo muyum diye düşünürsün bi…tartarsınn…
benim küçükken atarim yoktu biliyo musun, herkesin vardı benim yoktu…onun ezikliğini daha yeni yaşamaya başladım…küçükken dert etmezdim.hiç niye aterim yok benim diye düşündüğümü hatırlamıyorum…ama işte yeni yeni bu durum çok kafama takılmaya, beni çok üzmeye başladı…yoktu…
benim bi kara dedem var.evet kara dedem…yani öyle deyince çok seviniyoo, mutlu oluyooo, ne istersem yapıyoo.yani sadece bi kara dede demeye…o kadar naif, o kadar küçük şeylerden mutlu olabilen…ama istediğim şeyi kendimin nasıl yapacağımı sorduğumda hiç söylemiyo…hep ona bağımlı kalıyım istiyo, ne zaman bi sorun olsa ona söyleyim, kendisi halletsin istiyo…o kadar bencil, o kadar paylaşmayı hiç sevmeyen…
ankaranınn bana çok ihtiyacı var…gerçekten!
kemal kılıçdaroğlu ne kadar dürüstmüş de, her yolsuzluğu bulurmuş da üstüne gidermiş de ben bilmem…kusura bakmasın gözümde hiç bi karizması yok…tipitip gibi…bi de yürürken ellerini sallamıyo…boyu da kısacıkk…ki benim gözümde bi insanın karizması olmayagörsün hele…çünkü ben başkan olacak adamda bunlara bakarım…banane dürüstlüğünden icraatından şeyindenn…şeyindenn efendim şeyindennnn…
altınparklaraa da gidermişşş, havuzlaraaa da girermişşş, 2. katlardan suya da atlarmışşş…
her kar yağmaya başladığında böyle içimm bi sevinçlee doluyo bi böylee kendimi kaybediyorum mutluluktan…heryer kar olsun yuvarlanayııım istiyorum.evet ben yuvarlanıyorum da karda.sonra bu sevincimi yanımda o an kim varsa paylaşıyorum onunla.ne bileyim söylüyorumm iştee kıymetbilmeze…amaa o kıymetbilmez(değişken) her seferinde : ”yer ıslak oluuum kar tutar mı” diye beni üzüyooo.işte o an hep keşke söylemeseydim diyorum.bunuuun ne kadar saçma bi mantık olduğunu her seferinde anlatıyorum, her seferinde kaz kafasınaa sokmaya çalışıyorum bunu…ama o kadar çoklar kii…kandırmışlar onları.artık öyle inanmış onlar, yer ıslakken kar tutmaz sanıyolar.kar yağmaya başlayınca sanki hemen tutmaya mı başlıyo diyorum, önce kar yerleri ıslatıyo, yer ıpıslak oluyoo…olmuyo muuu…o zaman kar hiç tutmasın mı…bu mu olsun yanii, nedir derdiniz…karın tutup tutmaması havanın sıcaklığı ile alakalıdır diyorum, bilimsel de konuşuyorum kıymetbilmeze…hemmm yer ıslakkk olmuşşşş, kuruuu olmuşşş dinler mii rabbııım diyorummm, tutturacakkk olduktan sonraa.bunu bile diyorum…yok ama o artık şartlanmış, emin olmuş ”yer ıslakken karın tutmayacağına.ben boşuna üzülüyorum, boşuna çabalıyorum…
otobüsteee…sıçtıkkkk bak yine otobüssste…evet otobüstee giderkenee yanımda oturannn kadına bi yer soracaktımmm, koluna dokunarakk pardonnnn dedimm, kadın korktu…irkildii…işte o an çok utandım, o da utandı…ikimiz de utandık…
ŞOktay KILIÇ yazdııı.
Etiketler: ankara adayları, ankara rezil, ankaranın ihtiyaçları, ateri fiyatları, ateri kasetleri, ateri oyunları, avea kampanyaları, avea reklamları izle, ego, erken gelen oturur, eski tasolar, eteğin atlına giyilen uzun çorap, eziklikler, görüntülü chat, kar tatili, kar yağacak, kara dede, kemal kılıçdaroğlu, kemal kılıçdaroğlu kazandı, komik fıkralar, komik videolar, komik yol tariflere, lise eteği, mansur yavaş kazandı, melih gökçek kazandı, otobüste, otobüste kadına, saçma atasözleri, sporcu kağıtları, sporu kağıdı, tasolar, turkcell kampanyaları, turkcell reklamları izle, ütmek, vodafone kampanyaları, vodafone reklamları izle, yol tarifleri
19 Şub 09
Kategori:
Böyle Buyurdu Zerdüşt |
Yorumsuz »