Tepitoloji 3

aveya gece üçte msj attı bana…ben böylesi hizmeti bi türkselde bi vodafonda göremedim…hizmet bu işte, kalite, farklılık bu…devam aveyyyaaa.

sporcu kağıdııı da oynardıkkk biz…hiç anlamazdım küçükken, büyüdüm yine anlamıyorum.böyle sporcu kağıdı olayında da zenginlerle fakirler vardı…mesela 100 kağıdı olan zengin, 1 kağıdı olan fakirdi.ama hep zengin, fakirle ”1 kağıdına çarpıştırmaca” oynamaya ölümüne çekinirdi…hep fakirin o 1 kağıtla elindeki kağıtların hepsini üteceğinden korkardıı, oynamazdı, mızırdı, imkanı yoktuuuu yani…fakir de içten içe hep bunu düşünüür, o azimle, o hayalle kendisine ”1 kağıdına çarpıştırmaca” oynayacak zengin arardı.tanrımm hep arardııı…

bak bunu anlatması çok zor.etek giyiyosunuz ya siz…o eteğin altına da uzun bi çorap giyosunuz ya mesela, bazen de giymiyosunuz biliyorum ama ben giydiğiniz zamanlardan bahsediyorum…beyaz oluyo ya o çorap…işte o uzunn ve beyaz çorabın üstüne sakınnn direk ayakkabı giymeyin.noluuur giymeyin…o uzun ve beyaz çorabın üzerine bi de kısa çorap geçirigeçiriverinnn.ne olur yani…

bi insan karda yürüyoosa izi kalırr...kesinlikle kalırr, yeminlennn kalır…atamızdır deyip sözüne itibar ettikçe sen ne söz söyliceğiiini şaşırdın.mecaz anlamında kendine göre bi sınırı var, yani o da öyle ne dersen de bendensin demez…mesela ayağını yorganına göre uzat dersin eyvallah da bi, iyilik yap denize at demezsin…acaba bokunu çıkarıyo muyum diye düşünürsün bi…tartarsınn…

benim küçükken atarim yoktu biliyo musun, herkesin vardı benim yoktu…onun ezikliğini daha yeni  yaşamaya başladım…küçükken dert etmezdim.hiç niye aterim yok benim diye düşündüğümü hatırlamıyorum…ama işte yeni yeni bu durum çok kafama takılmaya, beni çok üzmeye başladı…yoktu…

benim bi kara dedem var.evet kara dedem…yani öyle deyince çok seviniyoo, mutlu oluyooo, ne istersem yapıyoo.yani sadece bi kara dede demeye…o kadar naif, o kadar küçük şeylerden mutlu olabilen…ama istediğim şeyi kendimin nasıl yapacağımı sorduğumda hiç söylemiyo…hep ona bağımlı kalıyım istiyo, ne zaman bi sorun olsa ona söyleyim, kendisi halletsin istiyo…o kadar bencil, o kadar paylaşmayı hiç sevmeyen…

ankaranınn bana çok ihtiyacı var…gerçekten!

kemal kılıçdaroğlu ne kadar dürüstmüş de, her yolsuzluğu bulurmuş da üstüne gidermiş de ben bilmem…kusura bakmasın gözümde hiç bi karizması yok…tipitip gibi…bi de yürürken ellerini sallamıyo…boyu da kısacıkk…ki benim gözümde bi insanın karizması olmayagörsün hele…çünkü ben başkan olacak adamda bunlara bakarım…banane dürüstlüğünden icraatından şeyindenn…şeyindenn efendim şeyindennnn…

altınparklaraa da gidermişşş, havuzlaraaa da girermişşş, 2. katlardan suya da atlarmışşş…

her kar yağmaya başladığında böyle içimm bi sevinçlee doluyo bi böylee kendimi kaybediyorum mutluluktan…heryer kar olsun yuvarlanayııım istiyorum.evet ben yuvarlanıyorum da karda.sonra bu sevincimi yanımda o an kim varsa paylaşıyorum onunla.ne bileyim söylüyorumm iştee kıymetbilmeze…amaa o kıymetbilmez(değişken) her seferinde : ”yer ıslak oluuum kar tutar mı” diye beni üzüyooo.işte o an hep keşke söylemeseydim diyorum.bunuuun ne kadar saçma bi mantık olduğunu her seferinde anlatıyorum, her seferinde kaz kafasınaa sokmaya çalışıyorum bunu…ama o kadar çoklar kii…kandırmışlar onları.artık öyle inanmış onlar, yer ıslakken kar tutmaz sanıyolar.kar yağmaya başlayınca sanki hemen tutmaya mı başlıyo diyorum, önce kar yerleri ıslatıyo, yer ıpıslak oluyoo…olmuyo muuu…o zaman kar hiç tutmasın mı…bu mu olsun yanii, nedir derdiniz…karın tutup tutmaması havanın sıcaklığı ile alakalıdır diyorum, bilimsel de konuşuyorum kıymetbilmeze…hemmm yer ıslakkk olmuşşşş, kuruuu olmuşşş dinler mii rabbııım diyorummm, tutturacakkk olduktan sonraa.bunu bile diyorum…yok ama o artık şartlanmış, emin olmuş ”yer ıslakken karın  tutmayacağına.ben boşuna üzülüyorum, boşuna çabalıyorum…

otobüsteee…sıçtıkkkk bak yine otobüssste…evet otobüstee giderkenee yanımda oturannn kadına bi yer soracaktımmm, koluna dokunarakk pardonnnn dedimm, kadın korktu…irkildii…işte o an çok utandım, o da utandı…ikimiz de utandık…

ŞOktay KILIÇ yazdııı.