Tespitoloji 4

benim aklıma şu yaşıma kadar banyoya işemek gelmemişti…yani benim çok çişim olsa bile banyoya işemez tutardım hep…sonra bi gün ben durup dururken, çok çişim bile yokken banyoya işedim.sonra karşıma çıkan 4 kişiye sordum 4 ü de banyoya işiyolarmış her zaman…yani bunda bişey yokmuş, su alıp götürürmüş…ama ben bunu hep çok ayıp, hep insanlıkdışı olarak düşünmüştüm.şu yaşıma kadar…yani 19 senem banyoya işemeden beyhude geçti benim…ne kadar aptalmışım…oysaki ne güzel bi his banyoya işemek…böyle işemek için hiç bi çaba sarfetmemek, fermuarı açmamak, donu indirmemek, öyleceee uzaklara dalarak işemek… ne güzel…

çatıda çim çıkmış…allahım gerçekten yemyeşil olmuş çatı…o zaman bu çatıya ağaç da dikilebilir…evet niye dikilemeyesin…

msn de birine bi heyecanla, yüzünde gülücüklerle iki saat bi şey yaz…sonra ağzın açık bekle cevap gelsin diye…sonra bi bak ki tüm yazdıkların sana geri gelmiş…durşkkk! netten düşmüssüüüün…haklısın küfür etmekte tabi…

benim; kulağında kulaklık, mp3 ü son seste uyuyan insana büyük bi saygım var…

saatler ileri veya geri alındığında oturup hep daha mı çok uyuyacaz daha mı az uyuyacaz diye hesaplamaya çalışırdık kardeşimlee…hiç de hesaplayamazdık…önce ben daha çok uyucaz derdim o daha az uyucaz derdi…sonra ben yok yok daha az uyucam derdim o da yok yok daha çok uyucaz derdi…öyle sürüp giderdi bu… böyle de bi kavgamız vardı bizim…

bak çok eskilerden bi şey geldi aklıma şimdi…bizim lisede kökü ptt nin bahçesinde olan ama dalları bizim okula uzanan bi çağla ağacı vardı…biz ona dalıyoduk hep…yine bu dalmalardan birinde hoca bizi yakaladıydıydıydıı.tek sıraya geçirdiydiydii…sıra bana gelince elimdeki çağlaları hocaya uzattımm…böyle yapmakla dayaktan kurtulacağımı sanmıştım…ama olmamıştı…ama niye olmamıştı hala anlıyamıyorum…o ne kadar safca, ne kadar çocuksu, ne kadar şirince bi davranıştı oysaki…

ben orkestra şefi olacam.elimi umarsızca sallıcamm boşlukta…bi umarsızca sallamama muhtaç olacak çalgıcılar…

içimde size söyleyemiyeceğim bi yolla yaşattığım canlılara bir yenisini daha kattım.nüfusumuz 5 e yükseldi.bu 5 inci şu kısa zamanda en çok sevdiğim oldu.bir sürü özelliği var…diğerlerinin hepsi onu çok kıskanıyoo…

uyurken esneyen bi insan gördüm ben.hem de onun arkadaşıyım ben.o beni çok sevmiyo ama olsun ben artık onun peşinden ayrılmam.çünkü o uyurken esnedi.gerçekten esnedi.belki ben de uyurken esneyen birini gören tek insan oldum böylece.biliyodum seçilmiş insan oldumu.valla biliyodum.

yurtta en çok kim uyucak yarışması yaptık…öküzün biri tam 17 saat uyudu…ben 2 saati numara olmak üzere 14 saatle 3. olma şerefine eriştim…

haftaya kim daha uzun süre s.çmadan dayanabilecek yarışması yapacaz…bu konuda ben çok iddialıyım.bi hafta sıçmasam aklıma gelmez…

s.çma olayına girmişken ben hergün düzenli olarak aynı saatlerde sıçan adamdan da fazlasıyla çekinirim.çünkü o; kafayı yemişş…sıçmasını bile düzene sokmuşş…

zayıf kedi bi zıpladı duvara çıktı…şişko kedi zıplayamadı o duvara…arkasından baktı öylece zayıf kedinin…öyle bi miyav dediiki arkasından…ince ince hüzün bastı içimi…o duvara zıplayamadı…başaramadı çünkü…

yok alpay erdemmi bana özeneceeediii…ama şöyle bak ben sana o olayı da anlatıyım…dürüstce anlatıyım hem de…çoğu zaman dürüstçe anlatmam ben çünkü…şimdi ben aziz nesin’e özenmekten gurur duyarımm..özenirim de özenebildiğim kadarıyla…ama yemin ederim sana alpay erdem de aziz nesin e özeniyo ve çıkıp da bunu söyleyemio…tırsıyo, yüksünüyo ben aziz nesin e özeniyom demeye…yani aramızdaki benzerliğin nedenini aziz nesin okumadan anlayamazsın hacı…önce sen aziz nesin oku sonra gel konusalım…tüm serisini ben sana yollayacam, yeterki okucam de…he hacı…

ŞOktay KILIÇ yazdı